[ fiкяiмiи iиcє güℓü ]

METROLARA GELESİN İNCEGÜL

Ofisin gülleri Peri ve Meri,  "daha yazsaydın ya" demeyeydi; daha da yazacağım yoktu sayın okuyan. Hayat mı artık daha tekdüze, yoksa ben mi bilemedim; elim varmadı ne zamandır, tek kelam edemedim.

Mutluyken yazabilmek daha kolaydır belki; belki de hüznü paylaşmak en münasibi. Yine de parmaklar isyan etti, tutmadı bir türlü kalemi.

Oysa sevişgen komedyalar silsilesi yaşam, ne öyküler doğurmada an be an.  Anlatsak gülünecek hıçkıra hıçkıra, belki de ağlanacak kahkahalarla.

Ben artık bir metro insanı oldum sayın ve pek sabırlı okuyan. Nedir bu metro insanları, ne yapar, nasıl yaşarlar derseniz; bir alt paragrafa ininiz ve belgeselimizi seyreyleyiniz.

Erkek metro insanları italyano esintileri taşıyan takım elbisesleriyle klasik bir tarz benimserken, dişi metro insanı giyim konusunda daha bi' çeşitliliği tercih eder. Yine de koca g.te tayt, kütük bacağa mini etek vazgeçemedikleri parçalar arasında yer alır.

Metro insanı koca bir kazan satarbucuk kaave içmeden uyanamayan,  dereotlu poğaça ile beslenen, sınırlanan alanın dışına asla çıkmayan, sarı çizgiyi öldürsen geçmeyen, sadece kağıt para girişi yapan, sol merdivende koşturup, sağ merdivende öpüşen çok kuul bir türdür sevgili okur. Ta ki tren gelinceye kadar...

Araç istasyona gelip de kapılar açılmayagörsün hele; o kuul, kendinden emin, tavırlar yerini bir itiş kakış, bir tepişmeye bırakır ki; evlere şenlik... Sarı buklelerindeki maşa izi daha soğumamış apla bir yardırır, önündeki minnak bohem şapkalı kızın feleği şaşar, şapkalı kız da kendi önündeki küpeli uzun saçlı çocuğa girişir. Hemen yandaki  kırmızı rujlu 90 lık ninenin elindeki kaave bardağı bir tarafa, en ortada bekleyen şaanel tayyörlü hatunun loyi vitton çantası öteki tarafa fırlar.

Kendini içeriye atabilmenin kavgasını verirken bilir ki;  Şaşan Vatan'ın reklamını yaptığı gibi bomboooş, rahaaat, gazeteni, kitabını okuyabileceğin bir yer değildir orası. Bir şekilde trene girip zar zor tutunabilecek bir şey bulabilip yaşam mücadelesine burada da kaldığı yerden devam eder metro insanı.

Çaylak metro insanları için bu devinim hiç kolay olmamakla beraber; oturacak yer bulmada daha başarılı olan, sürünün tecrübelileri, kitap okuyabilir, hatta kendi kraş soda oynar, çizgili şekerler, patlayan şekerler bile üretebilirler.

Çok kalabalık bir şehir burası. Başlı başına bir ülke...

Unutturmayın da bir ara plaza insanlarından bahsedelim sayın okur.

Sevgiyle kalın...