Kayıtlar

ONDAN BUNDAN ŞUNDAN etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İNCE İNCE METAMORFOZ

Resim
Hacı hacıyı Mekke’de, deli deliyi dakkada demiş atalarımız. Ya ben çok şaşırıyorum bazen. Bir ata kişisi hiç mi yanılmaz, hiç mi şaşmaz sayın okuyan? Ben ve benim manyak kontenjanından kadroya dahil olan arkadaşlarım… Vallahi aramıyorum. Hayat onları bir gün bir yerlerde karşıma çıkarıyor. Ben mi evrene yanlış mesajlar gönderiyorum; yoksa evren mi bana bir şeyler anlatmaya çalışıyor çözemedim hala. Büyük gazetelerden köşe yazarlığı teklifleri yağdığı, ünlü kitap evi sahiplerinin kapılarımda sabahladığı ve siz pek kıymetli okuyanların “nerde bu İncegül gişisi, ne zaman dönecek acep, çok ösledik kendini, biz onsuz ne ederiz abbooovvv…” şeklinde hezeyan, helecan ve dahi endişe içinde bekleştiği sıralar, ben büyük büyük kararlar, çeşit çeşit etkinlikler içerisindeydim dostlar. Hayatımda yaptığım bu büyük değişiklikleri sırası geldiğinde paylaşırız. “Bunca reformu yapıp altına imza koymuşken koca kişisini de aradan çıkarıvereydin ya!” dediğinizi duyar gibiyim. Yapacaktım amma, o son ...

FACEBOOK BANA ÇOCUKLUĞUMU BULABİLİR Mİ?

Resim
Bakmayın benim bu çağ dışı, anti teknolojik, ortaçağ zihniyetli hallerime sayın okuyan; bizim aile efradı pek bir meraklıdır gelişime, değişime… Yeni çıkan teknolocik zımbırtılardan mutlaka bir tane edinirler. Her türlü yazılımı daha yazılmadan çözerler. Bir de bu sosyal paylaşım sitelerine mutlaka üye olurlar. Sevgili kardeşlerim ve onların sevgili eşleri birbirlerini en fazla fıysbokta görür, görüşürler. Oralarda sofralar kurar, hediyeleşirler. Koca kişisi ormantik faaliyetlerinin büyük kısmını yine bu sitelerde gerçekleştirir. Bebelerim, buralarda fink atar gece-gündüz. Hal böyle olunca da; bunca zaman direnişin en şiddetlisini gösteren, “Bana ne len, fıysbokta ne işim var benim be?” diye çemkirip duran İncegül gişisinin de direncinin kırılması, pes etmesi, “Tamam len, nalet getsin, uğraşamayacam sizinle, açacam bir hesap.” dememesi beklenemezdi elbette, diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz dostlar. Evet, artık fıysbokta bir İncegül var. Ama bir sorun bakalım niye var? 1- Tatlı ikizle...

ÇOCUKTAN MÜMKÜNSE ALMA HABERİ

Resim
Çocuk ve çocukluk konusunda pek ağlak olduk hep beraber. Malum hepimiz o yılları puslu bir hayal olarak anacak kadar gerilerde bırakan, olgun ve de dolgun hatunlarız. Oysa çocuk deyince insanın aklına cıvıl cıvıl sesler, mutlu yüzler, şen kahkahalar gelir. Ve de aklına geleni, ne olacağını düşünmeden, pat diye, fütursuzca söyleyiverir çocuk kısmı. Yalanı, riyası yoktur. Kalbinden geçen iki dudağının arasından söz olur çıkıverir de büyüklere pirincin taşını ayıklamak düşer sadece. Biraz da eğlenelim. Ağlamak ve ağlatmak misyona ters. İşte yakın zamanlarda biriktirdiğim birkaç çocuk muhabbeti.. Duvardaki bordürden kopya çekerek, Mini yavrusa masal uyduruyorum: “Bir ayıcık, bir sıpacık ve bir aslancık ormanda oyun oynarken çok yorulmuşlar ve acıkmışlar. Oralarda bir erik ağacı aramaya koyulmuşlaaaar.” Ne alakaysa artık… canım çekti zaar. “Ama annee, aslancıklar erik sevmez ki.” Niye? Pek güzel olur aslında. Şöyle ekşi ekşi. “Ne sever peki.” “Hayvan sever.” Hayvan sever aslanı da şimdi du...

KISA BİR MOLA

Resim
Merhaba Arkadaşlarım, Küçük bir kaçamak yapıp geldim. Güzel dilekleriniz için çok çok teşekkür ederim. Özellikle daha fazla dinlence dileklerinize. Giden yılın ardından öyle trene bakar gibi baktım yılbaşı akşamı. Gelen yıla da aynen öyle. Yeni yılın bana getirisi daha fazla iş, daha çok yorgunluk oldu. Umarım size daha güzel şeyler getirir. Bana biraz müsaade ediniz. En kısa sürede görüşmek dileğiyle.

ZUZU'NUN GÜNLÜKÜ

Resim
Sevgili günlük, Bu aşağıdaki günlüğü bulduğumda, böyle bir fırlama kim olabilir diye düşündüm ve sonunda ZUZU olduğuna karar verdim. Anne babasından dolayı tabii ki de. Ayıp, okumayalım mı? Allah allah.. Blog aleminde, herkes birbirinin günlüğünü okuyor günlükçüm. Ayakta uyuyorsun yani. Bakalım ne demiş bizim şirin ZUZUCUK... 1. gün Böylesi kötü bir başlangıç beklemiyordum. Oha! hortumumu bile kesmişler!Meme diye, süt diye birşey varmış. Nerden nasıl bulunur bu ya? Hayattan daha 1. günden soğutacaklar beni. 2. gün Meme buldum ama, bundan süt gelmiyor. Emiyorum allah emiyorum, tıkyok. Süt başka yerde mi? Neyse biraz daha emdim geldi. Fazla abanınca meme sahibi kişilik bağırdı.Ne bağrıyosun açım ben! Çoook.Yalnızım be günlük. Hayır bişi değil, içerdeyken de yalnızdım ama yediğim önümde yemediğim arkamdaydı en azından.bak yine aklıma geldi, hortumu bile kestiler yaa! Uykum geldi yine. zzzzz! 3. gün Memeyi sevdim, bu dünyadaki tek dostlarım bu iki meme. iyi ki varsınız. 4. gün Bugün bir sü...

ELBET BİR GÜN BULUŞACAĞIZ

Resim
Sevgili günlük, Öncelikle, tüm arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Benimle ağlayıp, benimle güldükleri için. Beni düşünüp endişe ettikleri için. Yavruma dua ettikleri için. Kardeşime güzel dileklerde bulundukları için. Hep yanımda olduklarını bilmek ve onlara arkadaşım diyebilmek benim için o kadar güzel ki. Sizi çok çok seviyorum. Görüşmeyeli çok zaman ve çok şeyler oldu. Nerden başlasam, nasıl anlatsam bilemiyorum. Sondan başa doğru gidelim mi ne dersin? Pazar günü bildiğin gibi OKS var idi. Yavrular sınava girdi. Evden çıkmadan ve de tüm gün boyunca, deli Mini kişisinin kıskançlıklarıyla uğraştık. Banane ben de sınava giricem, diyerek bütün sabah ayağımıza dolanmasına, abisini beklerken, cep telefonuna el koymasına, bırakıp gidelim artık, o kendi gelsin deyip, huysuzlanmasına çok güldük. Canım oğlusum Maxi Yavrusum, o güne kadar hiç heyecanlı değildi. Espriler, şakalar gırla gidiyordu Ne zaman ki, okulun kapısından girmek için, sıkı sıkı tuttuğum elini bırakıverdim. Ne zaman k...

KISA BİR MOLA

Sevgili Arkadaşlarım, Benim canım oğlusum, gözümün nuru, Maxi kişisi, bu hafta OKS sınavına girecek. Heyecanlıyız ne yalan söyleyeyim. Eğitim şart biliyorsunuz. Şimdi ben, uğuruna, hayrına, dualarına çok inandığım, canım arkadaşlarımdan rica etsem, bize dualarıyla destek olurlar mı acaba diye düşündüm. Dualarınızı esirgemezseniz çok sevinirim. Bir de yeni bir arkadaş işe başladı. Ona yardımcı oluyorum. Biraz yoğunum. Bu nedenle, bana da kısacık müsaade edersiniz dimi canımcıklarım. Gündüz iş, akşamları Maxi kişisi. Ortalığı düzeltip dönmek üzere, kısacık bir mola istiyorum. Yazamazsam, sizlere uğrayamazsam, bilin ki.. yoğunluktandır. Öpüyorum hepinizi çok kocaman.

AY SPİK İNGİLAZCA

Resim
Ah günlük merhaba, Uzun zamandır telefonda ve maillerle haberleştiğimiz yabancı müşterimiz bizi ziyarete geldi. Biz tabii ilk tanışıcaz ya, en prezentabıl halimizle çıkalım karşısına diye, bi süsler, bişeyler. Hazırlıklar tamamlandı. Adam geldi. Son derece basit bir konuşma yapılacak. Selamlaşma faslı. İşte ilkokulda bile öğretiyolar bebelere günlükçüm. Hello, My names , şudur şudur. How are you? Fine thanks. And you? Ahanda budur. Bu da bizim selamlaşma faslımız. Yabancı kişilik : Hi (Samimi adam) İncegül kişisi : Hi, welcome Mr.Bilmemne Yabancı kişilik : How are you? İncegül kişisi : Fine thanks. Ya siz? Millet :Hönk!!!!!!! Yabancı kişilik :I am sorry. My Turkish is very bad. ( E kibar adam. Ne diyon bacım demedi de, benim Türkçe kötü ondan böyle oldu demeye getirdi.) No poroplem kardeş. Benim ingilazca süperdir. İkimizi de idare eder. Hem banane be. Burası benim ülkem. Niye ben İngilizce konuşuyorum. O Türkçe öğrensin. Ben onun ülkesini ziyarete gittiğimde, onlar Türkçe mi konuşacak...

BİR AŞK STORİSİ

Resim
Günlükçüm, ciddi olucam bundan sonra dediydim ya. Aha ispatı aşağıda. Çok romantik, çok ilginç, tesadüfen sonu güzel biten, bir aşk hikayesi anlatıcam şimdi. Bana da çok eskiden bir arkadaşım anlatmıştı. O da benim gibi, çok ciddi ve romantik bir kişilikti. Kız ile delikanlı, çocukluktan beri birbirlerini deliler gibi seviyorlarmış. Gelecek planları kuruyorlar, pembe panjurlu ev hayal ediyorlarmış. Bahçesinde koşup oynayan çocuklar, pembe, sarı, beyaz çiçekler. Bir gün hiç beklenmedik bir şey olmuş. Delikanlı çok uzaklara gitmek zorunda kalmış. Delikanlıyı buralardan götürecek geminin gelmesine birkaç saat varmış sadece. Kıza bir yüzük vermiş gitmeden. Kendi parmağına da aynısından takmış. Eğer ben döndüğümde bu yüzük parmağındaysa bileceğim ki beni hala sevmektesin ve beklemektesin. Yok, parmağın boş ise senden bana yar olmaz. Aradan yıllar yıllar geçmiş. Kız beklemiş, sevgisini büyüterek beklemiş. Hasretinden bir deri bir kemik kalmış. Ama, yine de beklemiş. Kaç yıl olursa olsun, bek...

SEKSENLER SÖZLÜKÜ

Resim
Sevgili günlük, Hayatının bir döneminde yolu 80’lerden geçmiş olanların, duyduğunda “ahhh bee” diyecekleri bazı sözcükler vardır. Efsane 80’lerde çocukluktan ilk gençliğe adım atmış ve gençliğinin baharını yaşamış bir 80 gazisi olarak, bunları, bilenlerin yüzünde tebessüm, bilmeyenlere de bir aşinalık yaratma babında, hem kendim kendime de bi nostalji olsun diye, şöyle bir sözlük şeyettiydim. Okumak isteyen buyursun. Şalvar pantolon: Üst kısmı sanki pislemişsin de dolmuş torba şeklinde olup aşağıya doğru inanılması zor bi şekilde darlaşan giyim eşyası. Vatka:Senelerce vücut çalışsan genişletemeyeceğin kadar geniş ve alımlı! omuzların olmasını sağlayan süngerimsi varlık. Strech kot: Kızların giymeye bayıldıkları, erkeklerin de kızların giymesine bayıldığı baldır bacak ne varsa sarıp sarmalayan giysi. Aerobik. Pirimiz, önderimiz Jane Fonda sayesinde meşhur olmuş. Daracık siyah parlak taytlar giyip popişi bi sağa bi sola sallayıp, bacakları mümkün olduğunca yukarıya kaldırmak suretiynen y...

TAVSİYELERE DOYAMADIM

Resim
Günlükçüm merhaba. Biliyor musun tavsiye söz konusu olduğunda insanlar iki gruba ayrılırmış. Uymayacakları halde tavsiye isteyenler ve kimse istemediği halde tavsiyede bulunanlar. Diyelim ki kızın biri tatil için Thailand’a gitmek istemektedir. Bu tatile parasının yetmeyeceğini çok iyi bilmektedir. Aslında 20 gündür ayağı alçıda olan nişanlısına bakması gerektiğinin de farkındadır. Ama gitmeyi de çok ister. Sonbahar olduğu için fiyatlar çok uygun, bu zamanda kimse Thailand’a gitmek istemez çünkü. Fakat nişanlısını nasıl ikna edecek ve bu harcamaların altından nasıl kalkacaktır? Birilerinden tavsiye almaya karar verir. Tanıdığı herkesin fikrini almaya başlar. “Sizce, Ekim’de Thailand’a gitmeli miyim? Mutluluğu hak etmiyor muyum?” Arkadaşlarına, kız ve erkek kardeşlerine, annesine, babasına etrafındaki herkese bu soruyu sorar. Gelen cevaplar aşağı yukarı aynı gibidir. “Thailand’da Ekim ayında çok yağmur yağar. Beklesen iyi olur. Daha sonra nişanlınla birlikte ve kalacağın otel yarım metr...

DUMUR OLDUM, İPTAL OLDUM.

Resim
Merhaba günlük, Sen hiç dumur oldun mu? O mu ne? Ya hani vardır ya.. bi şey olur, biri bişey der, bi şey görürsün veeee hiç bi şey söyleyemezsin, gülemezsin, ağlayamazsın… nasıl yani?.. hadi be..olabilebilir mi ?.. falan olursun .. öyle işte. Bak sana bi kaç örnek veriyim misal, for exampıl yaniii. Sigarayı bırakmaya çalışan bir arkadaşımız nikotin bandı almış. Prospektüsünde aynen şöyle yazıyor: SİGARA İÇMEYENLER VE ÇOCUKLAR TARAFINDAN KULLANILMAMASI ÖNERİLİR. Yazık ama onların canı yok mu? İki üniversite bitirmiş, masterını tamamlamak üzere olan kız arkadaşımız 20 lik dişlerini çıkarıyo. Soru şu: DİŞ BUĞDAYI PARTİSİ YAPICAM. PARTİ DE BUĞDAY PİŞİRMEM GEREKİYO MU Buyrun neresinden koparsanız kopun... Ben: Bi tane düzgün pijama takımı almalı. Hepsi süslü püslü. Hani olur a hastaneye filan yatma durumum olur. İnsanlık hali. Yanımdaki gerçek dost: GECELİK AL BENCE, AMELİYAT OLDUKTAN SONRA DAHA RAHAT OLUR. Sağol canım sana da Allah Göstermesin. Ben: (Barcelona dilimin ucunda da getiremiyor...

HAYDİ MİLLET ÇOCUK YAPALIM...

Resim
Bu yazı çooook hoşuma gitti. Paylaşmak istedim. Gerçekten çocuk yapmak için hazır mısınız? testimizi uygulayın Pisletme Testi: Çikolata, fındık ezmesi yada fıstık ezmesini alın ve oturma odasındaki perdelerin, koltuğun ve halının üzerine sürün. Şimdi yeni suladığınız çiçek saksısını devirin ve çamurun her yere bulaşmasını sağlayın. Daha sonra boya kalemleri ile duvara güneş, ay ve çöpten adam resimleri çizin. Son olarak koltuğun arkasına yarım yenmiş yemek kalıntıları bırakın ve bir hafta orda bırakın. Oyuncak Testi: 200 parçalık bir lego kutusu alın (Eğer lego bulamazsanız, çivi yada kırık şişe parçaları da kullanabilirsiniz.) Bir arkadaşınızdan rica edin bunları evin her tarafına dağıtmasını isteyin. Gözlerinizi bir eşarp ile kapatın ve banyoya yada mutfağa gitmeye çalışın. Sakın bağırmayın (sesiniz gece çocuğu uyandırabilir). Alışveriş testi: Bir veya iki tane küçük hayvan ödünç alın (bizim önerimiz keçi bulmanız) ve onlarla birlikte bir alışveriş merkezine gidin. Her zaman gözün...

CANIMDAN CAN KOPTU...GELİP CANIMA KONDU...

Resim
Önce ilk kıpırtılarını duyarsın. Yarabbim o nasıl bişeydir öyle. İçinde bir can taşımaktasındır. Senin bi parçan, ama bambaşka bir can. Sonra o dışarıya çıkmak ister. O an öleceğini düşünürsün. Bi insan bu kadar acı çekiyorsa ancak ölüyodur diye düşünürsün. T&S bile insanı bu kadar terletmez kardeşim dersin içinden. Ama herşey bittiğinde aslında yeni bir hayattır ortaya çıkan. Senin bedeninden başka bir beden gelmiştir. Dünyada bundan daha büyük, daha gerçek, daha güzel bi mucize olabilir mi? Sonra kucağındaki minik varlığa bakarsın..bakarsın..inanamazsın bi daha bakarsın. Gülersin..ağlarsın..allak bullak olup..dağılırsın. Sonra toparlanırsın. Bu miniği dünyaya getirdin ve ona bu dünyada ayakta kalmasını öğretmek te senin görevindir. Omuzlarındaki bu büyük tatlı yükün ağırlığıyla daha da güçlenirsin. Kartalın kanatları, aslanın pençeleri ve bir güvercinin naifliği ile donanır, kadın olarak zaten çelik gibi olan sen, geçilmez olursun..yıkılmaz olursun. Artık onun hem meleği hem koru...

BİR ÇAYCI DÜNYAYA BEDEL

Resim
Biraz asabiyim ben bu zabah günlük. Niye bilmem.Bunaldım herhal biraz. Bazı insanların aslında hiç bişey olmadıkları halde kendilerini çok bişey sanmalarına mı kızdım ki acep? Bizim Şesuye çay getirdi bana. Ama çay imamın abdest suyundan bile açık. Ben de çayı demli içiyom ya. Dedim çaycıların kraliçesi bu çay açık mı olmuş biraz. Bu döndü bana iç hadi iç dedi. sen demli çay içince sinirli oluyon. Anaaa yedik fırçayı oturduk aşaaa. Komik kızdır bizim Şesuye. Yani bunu yazsan tek başına bi roman olur. Zati benim hayatıma giren çaycı kişileri genelde ilginç karakterlerdir. İnan günlük. Ben sana Yıllar evvel hasbel kader tanıdığım H.Efendi ile E.Hatun’ dan bahsediyim mesela birazcık. H. Efendi kırklarında zayıf ufak tefek biraz asabi bi tip. Sabah kahvaltı edicen ya diyelim, bekliycen o ne zaman canı ister o zaman getirir çayı. Sen kuru kuru ye poğaçalarını. H.Efendi çok ipliyodu. Hayır izin de vermez kendin alasın. Çay bozuluyomuş. Mutfağa sokmazdı kimseyi. Bizim patronumuz TK da akıllar...