[ fiкяiмiи iиcє güℓü ]

Biraz asabiyim ben bu zabah günlük. Niye bilmem.Bunaldım herhal biraz. Bazı insanların aslında hiç bişey olmadıkları halde kendilerini çok bişey sanmalarına mı kızdım ki acep?

Bizim Şesuye çay getirdi bana. Ama çay imamın abdest suyundan bile açık. Ben de çayı demli içiyom ya. Dedim çaycıların kraliçesi bu çay açık mı olmuş biraz. Bu döndü bana iç hadi iç dedi. sen demli çay içince sinirli oluyon. Anaaa yedik fırçayı oturduk aşaaa. Komik kızdır bizim Şesuye. Yani bunu yazsan tek başına bi roman olur.

Zati benim hayatıma giren çaycı kişileri genelde ilginç karakterlerdir. İnan günlük. Ben sana Yıllar evvel hasbel kader tanıdığım H.Efendi ile E.Hatun’ dan bahsediyim mesela birazcık.

H. Efendi kırklarında zayıf ufak tefek biraz asabi bi tip. Sabah kahvaltı edicen ya diyelim, bekliycen o ne zaman canı ister o zaman getirir çayı. Sen kuru kuru ye poğaçalarını. H.Efendi çok ipliyodu. Hayır izin de vermez kendin alasın. Çay bozuluyomuş. Mutfağa sokmazdı kimseyi.

Bizim patronumuz TK da akıllara zarar sinirli mi sinirli, kızınca gözlerinden ateş fışkırır. Gülümserken gören pek olmamıştır kendisini. Şeker hastalığından muzdarip olduğu için çabuk öfkelenen bi şahsiyet.

Şimdi bigün TK nın keyfi o kadar yerinde ki hepimiz şoklardayız. Sabah herkese hal hatır sordu. Ve inanamıyorum ama gülümsedi. Tabii biz de sevindirik olduk. Rahat bi gün geçiricez deyi. Bunun odası benim tam arka tarafımda konuşlanmış. Kapısı da açık. Demek artık ne olduysa o kadar neşeli ki ıslık çalıyo. Bizim H. Efendi mutfaktan bir hışım fırladı. Kim bakalım o şirkette ıslık çalan münasebetsiz, utanma arlanma kalmadı artık…deyin bir celallendi. Anaaaaaa ben bi donakaldım öylece. İşaret ettim H. Efendi ye ama iş işten geçti. Ok yaydan fırlamış TK nın alnının ortasına saplanmıştı bi kere. Bizimki kapısını öyle bi şiddetli kapattı ki. O gün hiç odasından çıkmadı. Zavallı H.Efendi de ne yapacağını şaşırmış vaziyette mutfağa kapattı kendini.

Yönetim bölümünde bi tek üçümüz duyduk olayı. Herkeşler odasında kapılar kapalı. Yazık ya , bana diyo ki aman kimse duymasın. Tabiiiiiii…….. karşı ofis muhasebe. Zati bi tek onlara söyleyebilirim. Diğerleri kelli felli yaşlı başlı amcalar. Ben şimdi bi koşu gidip anlattım bunlara. Ama koptu servis. Helal sana H.Efendi. İyi fırça çekmişsin hak etmişti deyin taktir ettiler kendisini.

E.Hatun bi işe gelir sankim az evvel defilesi varmış ta üzerindekileri çıkarmaya fırsat bulamadan basına açıklama yapacak manken gibin. Ancak ünlü modacıların showlarında kullandığı cinsten kıyafetler, full makyaj. Saçlar her gün ayrı bi kokoş model. Takıları hiç sorma zati. Kocaman inci kolyeler. Sallantılı küpeler. Biz şirket kızları onun yanında köyden yarın gelmiş gibiydik yeminle.

Daha evvel bazı ünlü hatunların yardımcılığını yapmış bu arkadaş, onlardan kendisine devrolan kıyafetlerle arz-ı endam etmekteydi ofiste. Ancak o urbalarla çay dağıtması takdir edersin ki garip bir durum oluşturuyordu.

Bunun bi de takıntısı vardı. Abla dedin miydi çok bozuluyodu. E kadın 40 yaşında biz de 21 filan o zamanlar. Gıcıklık olsun deyin arada apla deyiverirdik te konuşmazdı bizimle kaç gün. Yemeklerimizi de az koyardı tabaaa. Küstü ya.

40 kuruşluk çay için kredi kartına 12 ay taksit yapan süper ticari zekaya sahip çaycıların yaşadığı memleketim benim.

Neyse günlük yine çenem düştü eski günleri anarken. Ben bu gün bi atıyım kendimi biyerlere diyorum aslında. İş çıkışı. Dur anlatırım yarın sana.

Hadi bye.
1 Response
  1. mayonez Says:

    ajanda yazın beni yordu beaa:)) aynıyız..

    çaycı olayına gelince ben hiç normal çaycı görmedim:))) birde en büyük dedikodular onlarda olur, hep odalara girebiliyorlar çoğu konuşmayı yakalayabiliyorlar diye. çayılara aman dikkat derim başka bişi demem..yarını bekliyorum kendini nereye atacaksın acep:))