[ fiкяiмiи iиcє güℓü ]

Günlükçüüüüm tekrar tekrar günaydın sana...

Bir hafta sonu tatilinin daha böylece sonuna gelmiş bulunuyoruz. Yeni iş haftası vatana millete hayırlı olsun. Ajandamdaki tüm Pazartesilere "sendrom mendrom yok, bu gün de her günkü gibi sıradan bi gün" diye yazsam da. Tatil sonrası kabus oluyor. Sanırım tüm çalışan arkadaşlar aynı şeyi yaşıyorlar.

Canım günlük haftasonu evde olmak çok güzeldi. Ben evimi seviyorum. Kedi gibin bele. Evimde oturayım. Temizlik yapayım. İşim bitince alayım kahvemi çayımı keyif yapayım. Yavruslarla sohbet edeyim. Onların bitmek tükenmek bilmeyen sorularına abuk subuk cevaplar bulayım. Bazen yavrum gidin internetten araştırın, ben ne bileyim diyim. Kocayla sarıp sarmaşıp televizyon izliyim.

Biz şimdi bazı bu koca kişisiynen dışarı çıkıyoz başbaşa ya. Ben başlıyom. Hadi yeter artıkın. Eve gidelim. Üşüdüm. Susadım. Kılım döndü. Çocukları özledim. Napıyolardır şimdi. Deniz Akkaya aplamız gibin çişim geldi. Falan feşmekan. Adamceyiz de yazık ne desin demiyo bişey. Kibar erkek. Ben olsam kadın bi karar ver çıkmıyoz diyon çıkıyoz, çıkınca da burnumdan getiriyon derim yani. Dengesiz miyim neyim?

Bakma sen günlük benim koca çok sabırlı adamdır. Kolay kolaya sinir yapmaz kendine. Çok kavgayı sevmez. Çekiliverir kabuğuna. Bu da bazen beni çıldırtır ya neyse. Biz tamamen zıt karakterleriz onunla. Birimiz ateş, birimiz su. Geçinip gidiyoruz işte. "LÜBLÜ TEBYA" koca. Biz de boş durmadık yani. Ahanda Rusçaysa rusça. Maaşallah deyim kendime. Her bi haltı da bilirim. Merak edenler için çevireyim. "SENİ SEVİYORUM" dimekmiş efeeeeem.

Bu er kişilerin kütlükleri hammaddelerinden yani. Benim kocaya özel bi durum değil. Hepsinin üç aşağı beş yukarı çok ortak yanları var. En iyisi, en hası, en okumuşu, en kültürlüsü, en romantiği, en entellektüeli ve böyle bi sürü özellikli adamların bile yaradılışlarından gelen bi kütlüğü var yani ben napiyim.

Günlük, Mini Yavrus pazar günü benden boncuk istedi. Yavru sen napçenki inciği boncuğu. Neyse verdik. İğneye iplik geçirdik. Dizdi bu boncukları. Böyle renkleri menkleri de uydurdu birbirine. Eee kimin yavrusu. Dur kendime de burdan bi paye çıkardım gene. Neyse bu bitirdi işini. Bana verdi anne düğüm at deyin. Ben beceriklilik abidesi, müstesna insan, çocuuun iki saat uğraşarak yaptığı bileklik çalışmasını 5 saniye içinde darmaduman et. Çocuk sinir krizlerine girsin. Oğlus valla kazara oldu. Hiç isteyerek yapar mıyım? Neyse bu oturdu bi tane daha yaptı. Ama bu seferki daha bi güzel oldu. Bak gördün mü? Her şerde bi hayır vardır. Neyse bu seferki yaptığını güzelce düğümledik. Tatlı cadının akşam bizde unuttuğu küçük kutusunun içine koydu bu. Meğer bizimki haldır haldır hediye hazırlarmış kendi minik elleriynen. Eeee.. ormantik babanın ormantik yavrusu.

Günlükçüüm. Her gün kendine göre güzel ve özeldir. Pazartesiyse pazartesi napalım yani. Bu gün de yaşanacak çok şey var. Yaşayalım görelim.
3 Responses
  1. limon Says:

    Bu pazartesi sendromlarını yaşamayan bi Allah'ın kulu varmıdır kii?? Ben lise yıllarımda filan pazar sendromu yaşardım, ertesi günü pazartesi olmasından dolayı..O,daha bi abuktu,kimsede görülmemiştir heralde..neyse şimdi normale döndüm de herkes gibi pazartesileri yaşıyom bu durumu..


  2. ciceklibahce Says:

    Sizde rus bizde de almanya ilişkileri mevcut! Dünyaya açılmak iyi güzelde ben benim kocayı göremez oldum! Aman dikkat bacım:)
    Kedi resmine bayıldım:)


  3. limoncum,
    okul hayatında benim de pazar sendromum vardı valla. Yalnız değilsin canım.
    Çiçeklibahçem gelince sen de ona ICH LİEBE DICH dersin olur biter. Uluslararası koca bunlar. Kediye ben de bittim. Alttaki kütük te tam süper oldu değil mi?