ALIŞMAK SEVMEKTİR OYSA
Yüzme havuzlu, yeşillikler içinde püfür püfür, lüks bir siteye taşınma fikri, yazın bu en yapış kokuş günlerinde, doksan iki derece sıcağın altında herkes için cazip ve de üzerine atlanası gibi görülebilir elbette. Lakin, karşı dairenin kapısı daha açılmadan yüzüme kapanacaksa, asansöre bindiğimde o soğuk sessizlik ve yere bakma seremonisi yaşanacaksa, selamsız-sabahsız, komşusuz geçecekse günler, geceler; İstemem… İsteyene de hiç mani olmam. Ben alışmışım parkımızda oynayan bebelerin saçını okşamaya. Alışmışım ergen sıpaların elimdeki poşetleri kapmasına. Alışmışım balkonunda çayını yudumlayan Artin Amca’nın halini hatırını sormaya. Yüzüm asıksa Halime Teyze sormalı “neyin var kızım” diye. Rengim solgunsa merak etmeli Melahat Abla; yorgun muyum, hasta mıyım? Anneme selam göndermeli Hatice Teyze sıcacık gülümsemesiyle. Askere birlikte uğurlamalıyız Basketçisini Muzimle. Ya da Liselim için birlikte beklemeliyiz sınav kapılarında Serpil ile. Birbirimize sarılıp ağlamalıyız hüzün, sevinç,...