ARA SIRA BAZI BAZI...
Size de olur mu bilmem. Bazı bazı bir öteleme, iteleme, erteleme isteğiyle doluyorum. Yığılmış evrakları, birikmiş ütüleri, hazırlanacak sofraları, mutlu edilecek insanları… Elimle ittiriversem diyorum. “Siz hele bi durun!” demek istiyorum. “Asıl yapmak istediklerimin önüne set çekmeyin! Söyleyin, kim şımarttı sizi böyle? Kim çıkardı tepeme? Kim yığdı önüme?” Sonra korkuyorum. Hep bir ağızdan “SEN…” diye bağırıp üzerime çullanmalarından, beni yok etmelerinden korkuyorum. Nefesim daralıyor. Azar azar azalıyorum. Koşmaya başlıyorum daha da hızlı. Bomboş bir yolda buluyorum kendimi. Ayakkabılarım sıkıyor. Ama öyle düğümlemişim ki, çıkarıp yalınayak kalamıyorum. Yolun sonu hiç görünmüyor. Ben hızlandıkça yol uzuyor, yol uzadıkça ayaklarım daha da çok acıyor. “Dursam!” diyorum kendime. “Bari yavaşla!” diyor kendim, kendime. Yavaşlamak değil, oturup şu taşa biraz dinlemek istiyorum kendimi. Yapamıyorum. Sonra başka sesler karışıyor bir rüzgar uğultusuna. Rengarenk sesler. Kimi mavi, çekiyo...