Kayıtlar

YARIŞTIRIN ZİLLETİ.. KARIŞTIRIN MİLLETİ

Resim
Sevgili Günlükçüm, Hafta sonu, televizyonumuzda neler var neler yok bi bakayım dedim yine. Nasıl eğitici, öğrendirici, eğlendirici, ne nadide programlar yapmışlar diye bir yokladım kanalları. Bakalım, yarışma programlarına ezelinden takık ve pek seven güzel milletime, neler reva görmüşler. Bu ara ünlümsü kişilikleri toparlayıp yarıştırmak pek moda anlaşıldığı üzre günlükçüm. Yakın geçmişte Afroditimizi bile bi çiftliğe kapatıp, zati yarım olan aklını, tamamen alan, sonra bir şehir ayısıyla aynı eve sokup eziyet ettiren, biz zavallı izlekleri de perperişan eden zihniyet, yeni oluşumlar peşinde. Önce ismi lazım değil bir kanalda, ne ismi ne de cismi lazım değil olan bir yarışma başlamış. Hayırlı olsun. Bağyanlı, erkekli birtakım ünlümsüleri askere almış bu programı yapan aklı evvel arkadaş. Başlarına da böyle, sanırım eskiden iyi işler yapmış, ancak şu anda gerçekten de ünlü olma çabaları için de komikleşen bir asker eskisi. Güya komando eğitimi alıyorlar. Kamuflajları çekip, yaylalar ya...

DOKTOR CİVANIM

Resim
Doktor ve hastane fobimden bahsetmiş miydim sana günlük. Aslında fobi demeyelim de.. ne diyelim? Neyse ne işte... Doktora gitmek benim için işkence gibi bir şey. Diyelim ki gittim bir şekilde. Bu seferde ilaç kullanamadığım için, boşuna gitmiş oluyorum. Niye ilaç kullanamıyorum. Çünkü sevmiyorum. Başka hiçbir nedeni yok. Çok mu problemliyim diyorsun. Öyleyim galiba. Şu öksürük yaklaşık bir aydır geçmek bilmedi. Sanırım yorgunlukla alakalı olarak biraz da artış gösterdi birkaç gündür. Geceleri de uyku uyutmuyor meret. Başta annem olmak üzere, yakın çevremin yoğun ısrarları üzerine.. güzellik yarışmasına katılmış, ağlak genç kız söylemi oldu ama idare ediver.. doktora gitmeye karar vermek üzereyim. Bak, henüz karar vermiş değilim. Ona göre. Normal muayeneye gitmem de öyle kolay kolay.. acil servise yolum düştüğünde.. ki bu da, ya sakarlığımdan mütevellit düştüğüm için, ya da artık dayanamayacak raddeye gelip acillik olduğum içindir.. içime daral basar. Az hastaysam bile, çok hasta olur, ...

MİNİCİK OLDUM BEN...

Resim
Darladan mısırı gapmak istiyom.. Sahabından köteği yimek istiyom.. Dalından erüğü çalmak istiyom.. Doruğuna çıkıpta datmak istiyom.. Ahh ben yeniden çocuk olmak istiyom… Bu gün 23 Nisan.. ben çocuk oldum bu gün günlük.. Saçlarım yanlardan iki örgü.. üzerimde rengarenk giysilerim.. ayağımda kırmızı rugan ayakkabılarım.. güzel oldum bu gün gerçekten. Şiirler okudum o incecik sesimle, gırtlağım yırtılırcasına. Şarkılar, marşlar söyledim.. detone olsa da, kimin umurunda. Oyunlar oynadım hoplaya zıplaya.. rontlar, gösteriler.. hepsinde vardım. Folklor bile yaptım. Ben çocuk oldum bugün çocuklarla… onlar gibi masum, onlar gibi tertemiz oldum bu gün. Gözlerindeki ışıkla aydınlandım, neşeleriyle canlandım. Cıvıl cıvıl, pırıl pırıl çocukların arasına karıştım. Elimde al bayrağım, göklere doğru dalgalandırdım bugün. Ben çocuk oldum bugün günlük.. yeniden çocuk olmanın tadına vardım. Onlar gibi mini mini, onlar gibi sevimli, onlar gibi art niyetsiz oldum bugün. Karşılık beklemeden sevmenin, kavga...

RESİMDEKİ GÖZYAŞLARI

Resim
Evde komple bir toparlama halindeyim bu günlerde günlük. Yazlık kışlık işleri, bahar temizliği falan filan işte.. Albümlerdekilerin haricinde bir çanta dolusu fotoğraf var. Onları düzenleyip, tasnif edeyim dedim akşam. Bir de severim bu işi yapmayı. Hüzünlü, neşeli, sıcak, acı, tatlı.. karışık biraz. Bir dünya anı.. yarım ömrün özeti. İlkokul 2. sınıfta çekilmiş bir resim. Yaklaşık 30 yıl önce. Siyah beyaz. Zaten önlüklerimiz de siyahtı ya.. Okulun merdivenlerindeyiz. Kimimiz oturmuş, kimimiz ayakta. Ben en arkada ayaktayım. Gözler fıldır fıldır. Işıl ışıl. Canım öğretmenim. İlk aşkım. Sonraki yıl başka bir okula tayini çıktığında, ağlamaktan gözlerim kan çanağı olmuştu. Bütün arkadaşlarımın ismini tek tek hatırlayıp, kendime de şaşırdım. Sonra bu anı yaşamıştım ben.. çok uzun yıllar önce diye öylece baktım. Gerçekten ben miyim bu cin gibi bakan, neşeli çocuk. Arada sırada, fırlayıp dışarıya çıkan, beni hayata yeniden döndüren o kız çocuğuna uzun uzun baktım.. sonra diğer fotoğrafların...

DERBEDER İNCEGÜL TÖVBEKAR HIRSIZA KARŞI

Resim
Sevgili günlük, Bizim Centerbrotherin evine hırkız girdi. Yaaaa.. hem de güpegündüz. Boncukçu Fadime her Çarşamba olduğu gibi toplamış incik boncuğunu kursa gitmiş. Bu hırkız kardeş te arkasından eve girivermiş. Öncelikle, evin her yerini talan etmiş. Koltukların kayışlarını, kumaşlarını kesmiş. Çekmeceleri, dolapları dağıtmış. Bahar temizliğine zemin hazırlamış bir nevi.. Bizimki sonunda bulmuş aradığını.. kızın bütün takılarına, altınlarına el koymuş. Kardeşim beraber mi aldınız o altınları.. niye götürüyorsun dimi? Hiç mi vicdanın sızlamadı? Ne cesurlar kardeşim. Ne kadar pervasız olmuş millet. Sen günün aydınlığı, alemin evine gir, soyup soğana çevir. Bir de orada, sandıkta, bu Boncukçu Fadime kişisinin uğraşıp, didinip yaptığı imitasyon takılar var, onları bırakmış. İnsan sandığı da alır madem. Niye kızın gururuylan oynuyosun? Yoksa beğenmiyor musun hıı? Bir de bu benim delişmen kardeşim, birkaç kere hırkız kardeş bunları yoklayınca, tüm karşı çıkmalarımıza rağmen, kurusıkı aldıyd...

KARNAVALA GİDİYORUZ

Resim
Günaydın günlük, Benim Mini akşam yine küstü bana. Geçen akşam aldığım böyle rulo şeklinde bir sakız var. Ondan al dedi gene. Böyle çekiyorsun çekiyorsun istediğin kadar alıp çiğniyorsun o sakızdan. Bütün bir kutuyu bir kerede ağzına doldurdu. Bir de elleri yapış yapış oldu. Bir daha almam dedim. Almadım tabii ki. Bu ilginç yavru bana küstüğünde, kendine bir aile uydurup, onlardan bahsetmeye başlar ki dün akşam da aynen böyle oldu. Şimdi bunun köyde.. ama hangi köy orasını bilmiyoruz… yaşayan bir ailesi varmış. Annesi varmış bir tane. En çok ta Mini efendiyi severmiş. Git o zaman o köydeki annenin saçıyla oyna dediğim bir gün, ama onun saçı yok ki diyerek hayali annemizin en büyük fiziksel özelliğinin kelliği olduğunu anlatmıştı bize. Babası yokmuş. Savaşta ölmüş. Töbe töbe. Dedesinin de bir traktörü varmış. Bunlar ailecek traktörle gezerlermiş. He bir de abisi varmış. Hem de Fenerli imiş. Buradaki abisi gibi Cimbomlu degilmiş. Onu da hiç üzmüyormuş. Ne dese yapıyormuş. Benim canım kar...

GÜLE GÜLE

Sevgili günlük, Gecenin sabaha vardığı saatlerden biri... bilmiyorum.. önemi de yok. Sanki hiç bir şeyin önemi yok artık. O cümleyi duyduğumdan beri her şey anlamını yitirdi. Boğazıma bir yumru oturdu öyle. Nefes alamadım. İnanamadım.. Kazayı duydun mu? Şu çocukların öldüğü.... Sen haber seyretmeyerek, gazete okumayarak, bunlardan kaçabileceğini mi sandın? Aptal.. bak, sen duymasan da, hala kötü şeyler oluyor. Bak işte çocuklar ölmüş.. İyi de çocuklar ölmez ki günlük.. çocuklar yaşarlar. Güler.. oynar.. koşar.. düşer.. ağlar.. ama ille de yaşarlar. Çocuklar ölmez... ölmemeli.. O otobüs, yanlış otobüsmüş.. sigortası yapılmamış.. fazla yolcu almış.. mış.. mış.. mış... ne önemi var ki.. ne kadar boş.. hiçbirini duymuyorum ki.. çocuklar ölmüş biryerlerde.. anaların yüreği dağlanmış.. ciğerlere kor ateşler düşmüş... Bu gün neşelenmek, sevinmek, mutlu olmak istemiyorum günlük.. Onlar bir daha güneşi hiç göremeyecek... Annelerine sarılıp öpemeyecek... Tam arkamda yatan yavrularımın yüzüne bak...