KİTAP BEN

Okumak ve yazmak çocukluğumun oyunu, kitap, kalem, defter de oyuncaklarımdı. Dört-beş yaşlarındaydım. Komşu kızlarının genç kız sırlarını duymak için peşlerinde dolaştığım, sonrasında ellerinden düşürmedikleri aşk romanlarının kapaklarındaki yazıları okumaya çalıştığım günlerdi. Severlerdi beni. Kovmazlardı çoklukla yanlarından. Lakin bu tolerans şımartırdı kimi zaman, işi azıtırdım. O zaman “Hadi bakalım evine” der postalarlardı... İadeli, taahhütlü! Yine o günlere rast gelir okuma aşkıyla yanıp tutuşmaya başlamam. Harf denen şeylerin eğri büğrü şekiller halinde gözlerimin önünde uçuşması, bu ikircikli, küçük şeyleri anlamlandırmaya çalışmam da tam bu zamanlara denk gelir. Yalvar, yakar, kavga dövüş komşu ablaların da yardımıyla okumayı sökmemle, okuma manyaklığım start almış oldu böylece. Ne kadar mutluydum. O güne kadar ona buna minnet edip okuttuğum kitaplarımı artık kendim okuyabilecektim. Elime geçen her şeyi okuyabilirdim artık. Hatta okumamam gerekenleri bile! Kaymaklı dondurm...