GELDİK BİZ

Oğlum, dikkatli olsanıza yahu! Dalıveriyorsunuz otun, börtü böcüğün içine pattadanak. Kene varmış buralarda. Anne, onlara kene deme! Onların isimleri var. Tövbe tövbe… Tutup bir de tıptaki isimlerini mi öğrendiniz? Aferin size! Yok anne, kendimiz koyduk; Ali Macit, Ali Osman, Ali Rıza, Ali Kamil, Ali Şukufu… Höööö? _________________________________ Toplasanız ya siz de çilek! Bak mis gibi kokuyor. Dağ çileği bunlar. İstanbul’da bulamazsınız böyle çilek. Niye orada oturuyorsunuz? Yok anne kalsın, şimdi Ali Şukufu gelir melir… Meraklanmayın yavrum, bizim buranın keneleri eğitimli, terbiyeli, gün görmüş böcüklerdir. Bak geçen gün, Deli Zülfiye’nin poposuna yapışmış, çıkarmışlar, hiç bişeycik olmamış. İyi de anne, bu Ali Şukufu hamile ya şimdi. Aksiliği üzerindedir. Ya oğlum, bırak onu bunu da, bu çilekleri ben topluyorum topluyorum, hiç kutuya birikmiyor. Zaten küçücük çilekler anne. Nasıl biriksin? Sen toplamaya devam et. Birikir nasıl olsa. Siz veletlerin, hiç toplamadığınız halde, niye...