Kayıtlar

BİR SEVGİ KELEBEĞİ OLMALI.. HANGİ ÇİÇEĞE KONMALI?

Resim
Sevgili günlük, Herbişeyden sıtkımın sıyrıldığı, beynimi boş bir tencere kıvamına getirmeye çalışarak tan tan sesleriyle avuttuğum şu günlerde, bir güzel sobe yapmış EMRE arkadaşım. Kendisinin linki yan tarafta bulunmaktadır. Buradan link vermeyi hala becerememiş teknoloji özürlü bir kadın olarak, kendimi aşarak, bir de blog yaptım. Daha ne yapayım. Neyse işte, bu sobe, SEVERİM sobesi. Ne güzel değil mi? Sevdiklerini yazıcan olay bitecek. Liste ne kadar uzun ise, o kadar mutlusun demektir bence. Sence de öyle değil mi günlükçüm? Haydi başlayalım. Ait olduğum yeri severim. Evimi, işyerimi, şehrimi, memleketimi, yurdumu ama, ille de benim olanı severim. Yabancı yerde uyuyamam. Rahat edemem. Dışarıya çıktığımda, sudan çıkmış balık gibi olurum. Bir an önce eve girmek isterim. Başka şehre gitsem, hemencecik dönmek isterim. Kurt köpeği gibiyim ya da güvercin de olabilir. Yabandan ürkerim. Hep yuvamda olmayı severim. Çocukları severim. Ayırt etmem, bütün çocukları çok severim. Öyle masum, öyl...

BAY MİNİ'Yİ TAKDİMİMDİR

Resim
Minicim sesleniyor akşam derinden.. ben de bilgisayardayım günlükçüm… Anneeeee… Efendim oğlum. Ben seni çok seviyorum biliyon mu? (Aşk böcüğüm benim) Biliyorum yavrum.. ben de seni çok seviyorum. Ama, ben bu dünyada en çok seni seviyorum. ( Bu esnada, karton koliden otubüs yapma çalışmalarını da sürdürmektedir.) Bu yaşlarda öyledir yavrum.. ana kuzususun daha.. benden daha çok seveceğin bir kadın olacaktır elbette. Hele bir büyü de.. (Anam, düşüncesi bile insanın canını yakıyor be.. sonra da bekle ki, kaynana gelini çok sevsin.. hadi canım sen de..) Anneeee… sen o blogu bıraksan da bana yardım etsen diyorum. Bak burda canım çıktı. Zaten tekerlekleri de yapamadım. (Sanki Taksim – Şişli hattında toplu taşıma yapacan oğlum.. netçen ki tekeri mekeri.) Ama yavrucum, o incecik kartondan tekerlek olmaz ki.. ben sana yarın, tekerlek benzeri bişey alırım onunla yaparsın. Hem bak teyzelerin, ağabeylerin senin için ne güzel şeyler yazmışlar.. gel birlikte okuyalım istersen. Bırak anne yaaaa… onla...

DÜZ OL.. RELAX OL.. PANÇO YE MUTLU OL..

Resim
Sevgili günlük, bu gün sana bir hikaye anlatayım. Hani bakalım beraberce.. kim, ne söylerken.. kim ne düşünür. Kim ne düşünürken, aslında ne söylemeye çalışır. Kim birşey anlatırken.. öteki ne anlar. Diyelim ki Cenk isimli bir adam, Ceyda diye bir kızdan hoşlanıyor ve ona sinemaya gitmeyi teklif ediyor. Ceyda kabul ediyor ve her ikisi de oldukça iyi zaman geçiriyorlar. Birkaç akşam sonra bu kez Cenk, Ceyda'yı yemeğe davet ediyor ve gene çok iyi zaman geçiriyorlar. Birbirlerini düzenli olarak görmeye devam ediyorlar ve bir süre sonra ikisinin de görüştüğü özel biri yokken, bir aksam gene yemeğe çıkıyorlar. Dönüşte arabada otururken, Ceyda'nın aklına bir şey geliyor ve üzerinde fazla düşünmeden pat diye "Farkında mısın, bu gece görüşmeye başlayalı tam 6 ay oldu." diyor. Bunun ardından derin bir sessizlik oluyor arabada. Ceyda için çok uzun süren bir sessizlik bu. Ve düşünmeye baslıyor: "Aman Allahım acaba yanlış bir şey mi söyledim? Belki de bu ilişkinin kendisini...

VAKA-İ MIRNAV

Resim
Günlükçüm, benim Mini, kedi alalım diye tutturuyor bu ara. Yağmur teyzesi varmış ta.. ona yavru kedi verecekmiş te.. noooooolur anneymiş te.. hayır ben biliyorum, bir heves alıp, sonra tüm sorumluluğu bana yükleyecek. Zaten, kımıldamadıkları sürece sever benimki hayvanları. Hareket halindeyken asla yaklaşamaz yanına. Bir de bizim evde gündüz kimse yok ki oğlum. Kim bakacak hayvancağıza. Yoksa ben de çok severim hayvanları. Aslında en önemli etken, koca kişisinin alerjisi ve Maxi yavrusun bronşit tehlikesi tabii ki. Yağmur teyzesiyle gizli gizli yazışıyor bu deli Mini.. beni odadan çıkartıyor bir de. Sanki ben okumuyorum sonra değil mi? Bir gün bahçeli bir evimiz olursa.. ki bunu çok istiyorum.. çeşit çeşit ağaçlar, çiçekler ve hayvanlarımız olacak inşallah günlükçüm. Minimin istediği de olacak o zaman.. bir sürü kedi.. Kedilerle, hatırlayabildiğim ilk tanışıklığım beş ya da altı yaşlarındayken olmuştu. Rahmetli babaannemin kocaman, güzel bir bahçesi vardı. Böyle bir çardak düşün şimdi....

BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

Resim
Bu gün gençlerin bayramı.. bu gün gözlerinde ışıl ışıl geleceğimizi görmek istediğimiz yavrularımızın bayramı. Hepimize kutlu olsun. Çenebazcığımın Cuma Güzellerinden sonra, ben de size bu gün bir Bayram Güzeli yayınlıyorum. bakın bakalım, fotoshopla GS li bir futbolcunun vücuduna oturtulmuş bu 19 Mayıs Güzelini tanıyabilecek misiniz..

BAHARDAN MI YOKSA AŞKTAN MI

Resim
Bu sabah kalktım, her yer bahar kokuyordu. Daha bir neşeyle ovuşturdum gözlerimi. Daha bir hızlı fırladım yataktan. Güneş yatağıma doğmuştu. Odam bahar kokuyordu. Daha bir sevgiyle sarıldım çocuklarıma, öptüm kokladım doya doya. Onlar da bahar kokuyordu. Evim, ocağım her yer daha bir güzeldi sanki. Açtım camları perdeleri. Karşı komşuya selam verdim penceremden. Gülümsüyordu. Dışarısı mis gibi bahar kokuyordu. Kapıdan çıktım. Daha aydınlıktı sokaklar. İnsanların yüzleri daha aydınlıktı. Bakkal amcaya günaydın dedim. Gün daha aydınlıktı. Şarkı söyledim içimden bağıra çağıra. Çığlıklar attım kimsenin duymadığı. Küçücük bir kız çocuğu vardı yüreğimin ucunda bu sefer. Papatyalardan taç yapmış annesine götürüyordu. Dünyanın karanlığından ürkmüş, ana kucağına sığınmış. Saçlarına taktım annemin sonra o tacı. Saçları bahar kokuyordu. İlk kez bir baharda görüp aşık olduğum o gözler gibi yemyeşildi ortalık. Aşk gibi, umut gibi, hayat gibi yemyeşil. Yaşamak daha bir anlamlı geldi bana. Canım can ...

BİR PAZAR GÜNÜYDÜ HATIRLAR MISIN....

Resim
Pazar günü anneler günüydü günlük. Güzel, güneşli, pırıl pırıl, keyifli bir gündü. Sabah erkenden kalktım. Çocukların başına gittim. Mini yavrusun ateşi yüksekti biraz.. ama ben çok güldüm. Çocuğu ateşli olup ta gülen anneye ne denir.. gaddar, hain, acımasız, kötü kalpli, cadı anne mi? Yavru ateşlenince gülünmez… ılık bir duş aldırılır. Ben de öyle yapacaktım zaten. Soydum bunu. Zaten güldüğüm nokta burası idi.. bir de baktım, bizim Mini çiçek açmış. Göbüşünün altı, üstü.. sırtı, yüzü çiçek çiçek olmuş. Sonunda o çok istediği suçiçeğine yakalandı. Haydi gözü aydın olsun. İlahi çocuk. İki tane çok güzel toka almış bana. Sabırsız yavrum Cumartesi gününden vermişti elime. Öptü bi de kocaman ve ıslak. İşin garibi, bu çılgın yavru, saçlarımla oynamayı pek sevdiğinden, asla toka bırakmaz kafamda. Maxi horul horul uyumakta. Akşam, babasıyla birlikte.. son Avrupa çıkarmamızı seyretmişler. Ben öyle onların odasında yerde uyuyakalmışım. Sallamışız şekerim.. ama, yıkamamışız. Kim bilir saat kaçta...